
KORONAVİRÜS (COVİD-19) MÜCBİR SEBEP MİDİR?
Koronavirüs, evrensel adıyla COVID-19 , 2019 yılı Aralık ayında Çin’in Wuhan şehrinde ilk kez görülmesinden bu yana küresel bir tehdit noktasına ulaşmıştır. 11 Mart 2020 itibariyle Dünya Sağlık Örgütü (“DSÖ”) tarafından “pandemi” (bölgeler ve gruplar üstü coğrafi salgın) olarak ilan edilmiştir.
Peki dünyayı bu denli etkileyen Covid-19 salgınını mücbir sebep olarak nitelendirebilir miyiz?
Mücbir sebep kavramı ne Medeni Kanunda ne Borçlar Kanununda tanımlanmamıştır. Konunun doğası gereği, hangi hallerin mücbir sebep olacağını önceden öngörmek mümkün de değildir. Hangi hallerin bu kapsamda değerlendirilebileceği hususunun düzenlenmesini içtihatlara ve doktrine bırakılmıştır. Bu bağlamda, doktrinde “Sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olay” 1 şeklindeki tanımın yanısıra Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/11-90 E. 2018/1259 K. Sayılı ve 27.06.2018 tarihli kararı şöyledir:
“Mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Deprem, sel, yangın, SALGIN HASTALIK gibi doğal afetler mücbir sebep sayılır.”
Covid-19’un önceden öngörülemeyecek olağanüstü bir durum olduğu kuşkusuzdur. Bu sebeple, dünya üzerindeki somut etkilerini de dikkate alırsak, olayın mutlak surette mücbir sebep kabul edilmesi gerektiği açıktır. DSÖ’nün “Pandemi” tespiti sadece belirli ülkelerin ötesinde uluslararası alanda da Mücbir Sebep benimsemesi için güçlü bir dayanak oluşturmaktadır.
1Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2017, s. 582



English
العربية
Español